Saturday, 19 November 2011

Orhan Gencebay'dan 6 Şarkı

Çok sevdiğim bir Finli arkadaşım var. Tuula Kojo. Kendisi Orhan Pamuk'tan başlayarak bir çok Türk yazarını Fince'ye kazandıran ödüllü bir çevirmen ve benim 24 yıllık arkadaşımdır. Buyrun tanışın:


Tuula bu klipte İstiklal Marşı'nın kendi yaptığı Fince çevirisini okuyor. Konunun mana ve ehemmiyetine kapılmış biraz, her zaman bu kadar ciddi değildir.

Tuula bana en sevdiğim Orhan Gencebay şarkılarını sordu, sözlerini Fince'ye çevirmek istiyor. Birkaç gündür düşünüp duruyordum.

Bizim kuşak, küçükken Orhan Gencebay şarkılarının gündelik hayatta dolaşımda olduğu bir kuşak. Çocukken çay bahçeleri, sinemalar, dolmuşlarda hep onun şarkılarını dinledik. Bir yandan radyo ve TV'de duyduğumuz  alaturkayı yavaş yavaş sindirip aklımıza kazırken, bir yandan "aranjman"lara özenirken, bir yandan da belki tiryaki dinleyicisi olmadık ama "arabesk" diye dışlanan Orhan Gencebay'a sürekli kulak verdik. Orhan Gencebay bizim ayrılmaz bir parçamız oldu. Benim kuşaktan olup da, Orhan Gencebay'ın herhangi bir şarkısını hislenmeden dinleyen biri varsa, ona kuşkuyla bakarım. Büyük olasılıkla bugünden de bir şey anlamıyordur ve organlarından en az biri plastikten yapılmadır.

Ben Orhan Gencebay'ı "Orhan Baba", "Orhan Abi" kültünün dışında sevdim. Onun şarkılarını, sonradan üretilen nostalji ve parodiler haricinde gerçekten kendi oldukları, kendi söyledikleri şeyler için sevdim. Bu yüzden Tuula için şarkı seçerken çok zorlandım. Daha çok şarkı var. Ama işte seçtiğim ilk beş:














Bu da daha yenilerden olmazsa olmaz bir ekstra:

"Ben kendim bir alemim şu alemin içinde 
Ben kendime belayım en şahane biçimde."


Ben Kendim Bir Alemim